Kitapsız Din

Allah insanı yarattı ve onu yeryüzünün imarında yetkili kılmak ve pek çok açıdan nasıl bir hayat süreceğini görmek üzere dünyaya yerleştirdi.
Bununla beraber insana yaşamı ve gelişimi için ihtiyaç duyacağı her türlü akılsal ve fiziki yeterlilik ile donattı. İnsanoğlunun hayatını kolaylıkla sürdürebilmesi içinse gerekli olan her şeyi emrine amade kıldı.

“O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır. | En’am Suresi 98”

Oksijenin yoğunluk oranından, güneşin orantılı ısısına kadar.. her şey buna örnek olarak gösterilebilir.

“Hiç düşünmüyor musunuz? | En’am Suresi 50”

“O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür. | İbrahim Suresi 34”

Amma velakin, insanoğlu ne yaptı..?

Bu kadar nimete, lütfa ve ihsana karşı nankörlük etti. “Şükür” kelimesini eylemler ve söylemler çürüttü. Hak Teala’nın emirlerine karşı kayıtsız kaldı. Allah’ın insanlığa bahşetmiş olduğu nimetleri kullandı. Onlarla zevk sürdü, işini gördü. Dünyevi arzu ve isteklerini karşıladı.
Fakat Allah’ı hatırlamadı, buyruklarına riayet etmedi ve görmezden geldi.

Gelmek istedi..!

Çünkü, insan sadece nimetlerin keyfini sürmek istedi..

Çünkü, kitapsız bir din istedi..!

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran