Zamanda Kaybolmak!

PAYLAŞ:

Şimdi sizlerden, yazacağım sahneyi gözünüzde canlandırmanızı ve bir an durup düşünmenizi rica edeceğim.

Hani bazı film sahnelerinde de bu kare karşımıza çıkar ya; şehrin kalabalık işlek bir yerinde durup, geri kalan insanlar, arabalar gibi her şeyin çok hızlı akıp gittiği ama kişinin durağanlaştığı o an var ya, işte tam da o arayış sahnesinden bahsediyorum.

Bahsediyorum; çünkü, günümüzün çoğu insanı hızlı akıp giden zamana karşı fütursuzca hareket etmekte, zamanlarını ziyan etmekte ve israfta bulunup, bomboş işlerle fazlasıyla meşgul olmaktadırlar.

Halbuki o sahneyi saniyelikde olsa yaşasa insan; anının, gününün, zamanının durağanlaştığını, olması gerektiği gibi akrep ve yelkovanın ilerlediğini görecek; zaman kavramından, her anından keyif alacak, her yaptığı eylemi doğru düzgün yapıp, dolu dolu yaşamaya başlayacaktır.

Birde, bir işe koyulduğunuzda ya da bir yere veya toplantıya, okula, görüşmeye vb. fark etmez, acele bir şekilde sonlandırmak için paralamayın kendinizi.
Zaman öyle de, böyle de akıp gitmekte, bitmekte zaten. Ha beş dakika önce, ha beş dakika sonra..

Burada önemli olan her neyi yapacaksanız, her ne eylemde bulunacaksanız en güzelini, düzgününü, doğrusunu ve kalitelisini yapmaya, ortaya çıkarmaya çalışmanızdır.

Bir müslümana yakışan, Allah Teala’nın bizlerden istediği tavır, tutum ve davranış şekli budur.

Zamanınızı tasarruflu kullanıp, eylemlerinizi hatta söylemlerinizde bile mü’min tavrına yakışır şekilde hareket etmeye, yaşamaya, hayatınızın her alanında da Allah’ın rızasını gözeterek hızlı akıp giden zamana karşı durup, sakinleştirin bu bedenleri..!

“Asr’a andolsun ki, gerçekten insan, ziyandadır. | Asr Suresi 1-2”

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran