Tevhid Bilinci | Elçin

“Merhaba ismim Elçin 26 yaşındayım. Bende süse çok düşkün Arnavutlardan(d)ım.

Ailemde bana Allah’ı anlatan ve onun dinini yaşayan hiç kimse olmadı. Öğrendiklerimiz, çabalarımız, arzularımız, heveslerimiz, hayallerimiz, üzüntülerimiz, gözyaşlarımız sadece bu dünyalıktı.

‘Ve ben cinleri ve insanları yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım’ (Zariyat, 56) ayetini bilmiyor ve öylece yaşıyorduk.

Üniversitede benden yaşça büyük olan arkadaşım namazını hiç kaçırmaz ve çoğu zamanda beni davet ederdi. Gitmezdim. Birgün onu rüyamda gördüm ve namaza başlamamı bana söyledi. Çok etkilendim ve hemen namaz kılmaya başladım. İbadetlerim namazdan öteye hiç geçemiyordu. Çoğu zaman bırakıp yine başlıyordum.
Okumuyor, araştırmıyordum. Atalarımın dini üzere yaşamaya devam ediyordum. Yanlış olan uygulamalar beni rahatsız etmeye başlamıştı ve sorgulamaya başladım. Sürekli araştırıyor, videolar izliyordum. Allah’ın izniyle tevhid bilincine sahip olmaya başladım. Artık her şey daha anlamlı ve güzeldi.

Kapanmam lazımdı. Nasıl yapacağımı bilmiyordum ve çok korkuyordum. Ailemde hiç tesettürlü akrabam yoktu. Önce kıyafetlerimi değiştirdim. Bol ve uzun giyinmeye başladım. Daha sonra kısa kollu giymekten vazgeçtim. Bundan sonraki adımım hiç dikkat çekmemeye çalışmaktı. Saçlarımı hiç açmıyor sadece tepeden gelişi güzel topluyordum.

Artık tek bir adım kalmıştı. Bu aşamaya gelmem çok zaman aldı. Şeytan beni sürekli kandırıyor birden çok isterken birden çok soğuyordum. ‘Kapanmasam ne olacak ki’ demeye başladım. O çok istediğim tesettür ileride yapacağım nasılsa halini almaya başladı.

Bu karmaşık duygularım arasında tabii ki de Hafsa ablamı hep takip ediyor ve onu kendime destek olarak görüyordum. Birgün paylaşımları arasında İlyada’yı ve hikayesini gördüm. Hiç tanımadığım biri tıkladım kim diye. Hesabında Arnavut olduğu yazıyordu. Kalbim ısındı hemen ekledim. Kabul eder etmez mesaj yazdım durumumu anlattım. Beni o kadar içten karşıladı ve uğraştı ki…

Konuştukça ortak noktalarımız çıktı hep. Sanki kaybettiğim ikizimi bulmuş gibiydim. Dost olduk. O bana gerçekten hiç bıkmadan hep destek oldu. ‘Ramazan ayında yapmazsan daha sonra çok zor olabilir’ dedi. Ramazan ayının ikinci pazarı ben kendime 2 tane şal aldım tövbe ettim ve ertesi gün işe tesettürümle gittim. Evden çıktığım ilk dakikadan itibaren ağlamaya başladım. Bir yanım hala ‘eve dön ne yaptın’ diyordu.

Akşama kadar şeytan kalbimi çok sıktı. Mesaim bitti servise bindim. Telefonumu elime aldım ve instagramı açtım. İlk karşıma çıkan şey Hafsa ablanın ‘ve asıl önemli olan Allah için nelerden vazgeçtiğindir’ paylaşımı oldu. O an tekrar gözlerim doldu bu sefer duygularım çok netti. O andan itibaren içim huzur doldu, kalbim rahatladı, tesettürümü kabullendim.

Hafsa ablamı ve İlyada arkadaşımı bu yolda Allah vesile kıldı. İkisine de çok teşekkür ederim. ‘Güzellikler diyarına hoşgeldin’ demişti Hafsa ablam. Gerçekten de güzellikler diyarına herkes hoşgelsin.
Sevgiler.”
.
.
.
Böylesi güzelliklere vesile kılan Rabbime hamd-ü senalar olsun. Elçin ve diğer vesile olduğum değerli kardeşlerim benim; mutluluk, huzur ve inşaAllah nurlarımdır..
“İyi ki” dediklerim ve dava yolumun göstergeleri, şahitleri; “Muhteşemlikler diyarına hoşgeldiniz.”

Elçin hanıma, hikayesini bize ulaştırdığı için teşekkür ederiz.
Allah Teala, imanınızı, ilminizi artırsın. Dosdoğru yolunda, sağlam adımlarla yürüyen saliha kullarından eylesin.
Selametle..

 

Hafsa Taşkıran