Dönüm Noktam: O Kadın! | İlyada Kıras

PAYLAŞ:

“22 yaşındayım ve Arnavut asıllıyım. Süse ve gösterişe aşırı önem verilen bir ortamda büyüdüm. Etrafımda sürekli süslenme ve gösterişli olma yarışı içinde bayanlar, buna eşlerini zorlayan erkekler. Aslında amaçları teşhir olmasada bilmeden biraz buna yöneliyorlar ve ondan gören herkes bunu doğru bilip yapmaya devam ediyordu. Bu sonsuz döngü yüzlerce yıldır devam eder. Biz Arnavutlar böyle insanlarız.

Ama ben hem süse gösterişe, hem de tesettüre merakımı hiç bırakmıyordum. Sabah sırtı açık mini elbiseler bakarken akşam instagramda gördüğüm tesettür örneklerine iç çekerdim. ‘Allah’ım! Bir gün kapanırsam böyle giyineceğim. İşte bunu alacağım, şunu yapacağım…’ gibi.

Yine böyle sayfalarda dolaştığım bir gün bir bayanın fotoğrafına denk geldim. Ben hayatımda ilk defa böyle bir his yaşadım. O kadın peçeli bir kadındı. Siyah feracesi, göz altından düşen peçesi, bakışları inanılmaz bir asalet, inanılmaz bir edep örneği vardı karşımda.

Yaklaşık 15 dakika fotoğrafa baktım, inceledim. Sonra onu etiketten bulup takip ettim. İlk başta yazılarını okuyup ‘ne güzel, ne güzel’ derdim. Sonra videoda sesini duydum. Bu ses dünyanın en naif sesiydi. Kadın beni her hareketiyle etkiliyordu. Siyah başörtüyü gizli gizli yüzüme tutup peçe denemelerim oldu.

Sonra bir gün ona yazdım. ‘Cevap bile vermez’ diyordum. Ona tesettüre girmek istediğimi ama korktuğumu, çekindiğimi söyledim, anlattım. Tam bir saat bana mükemmel örneklerle anlattı işin asıl yüzünü. Çok etkilendim sonra dedim ki, ‘Kapanmalıyım!’

Bu fikre ailem ilk başta çok şaşırdı. Sonra çekindi, korktu. En sonunda mutlu oldular. Tabii bu sadece çekirdek aile. Bazı aile bireylerim güldü, ciddiye almadı. Kimisi arayıp ağzına geleni söyledi, kimisi yüz çevirdi, kimisi de elimi tutup tebrik etti.

Bu zor zamanlarımda, her zaman yanımda oldu bu kanatsız melek.

O melek, HAFSA TAŞKIRAN’dı.

Ömrümün sonuna kadar şükretsem yetmeyecek bir şey kazandırdı bana Hafsa ablam. Bir idol, bir abla, bir öğretmen.

En önemlisi de tesettürümü, yani fıtratımı geri verdi bana.

Onun gibi olmak, onun yolundan gitmeyi her isteyene nasip etsin Rabbim.

Başımızda ayet taşımak gibi bir gururu isteyen herkes yaşasın inşaallah.

Bir gün bir kızım olursa adı HAFSA olacak. Onun gibi edep, haya dolu, iman ve ilim için çalışan bir melek olsun diye.

İyi ki tanımışım. Şükürler olsun bu güzellikleri veren Rabbime.”
.
.
.
..ne söylesem, ne yazsam; kelimeler-cümleler yaşadığım duyguları aktarmaya yetmeyecek..
Sadece şunu söyleyebilirim ki, bu hikayeyi okuduğumda çok mutlu olup, çok ağladığımdır.

Böylesi güzel hikayelere beni katan, vesile olmamı nasip eden, sevdiren, gönüllerde, dualarda yer ettiren Rabbime hamd ederim.

İlyada Kıras hanıma, hikayesini bize ulaştırdığı için teşekkür ederiz.
Allah Teala, imanınızı, ilminizi artırsın. Dosdoğru yolunda, sağlam adımlarla yürüyen saliha kullarından eylesin.
Selametle..

 

Hafsa Taşkıran