O an..! | Aslıhan Meryem

PAYLAŞ:

” ‘Hayatında büyük bir devrimin oldu mu?’ diye sorarsanız, benim ki tesettürdür… Elhamdülillah.

Bambaşka bir hayatım vardı, büyük değişimden önce. Kendimde dahil görüşleri uç bir insandım. Açıktım. Mini etekte giyerdim, şortta. Haramın bilincinde değildim. Çevrem benim hayat görüşüme sahip insanlarla doluydu. Ta ki üniversite için İstanbul’a gidinceye kadar.

Üniversitemin ilk yılları da aynen geçmeye devam ediyordu. Bazen bir an beni yaratan aklıma gelirdi. ‘Hiç dua bile etmiyorum’ diye garip hissederdim.

Bu his beni rahatsız ederdi ve hemen aklımı başka bir şeyle doldurmaya çalışırdım. Derken günler geçti ve üniversitenin 3. yılında içimde garip hisler doğmaya başladı. Artık yaşadığım hayattan rahatsızlık duyuyordum. Her şey boş geliyordu. Arkadaşlarımla gittiğim eğlence yerlerinde artık hiç tat alamıyordum. Rahatsız olmaya başlamıştım. İçimi bir şey huzursuz ediyordu adeta. Artık bir şeylerin değişmesini arzuluyordum.

Bir gece rüyamda bembeyaz bir ata biniyordum. Atım o kadar güzeldi ki, bir o kadar da heybetliydi. Atımla çok uzun bir yola çıkıyordum. Atım beni her türlü zorluktan koruyup, her türlü zorluğu aşmama yardımcı oluyordu. Bu rüya içime huzur serpti (Sonradan çok değerli bir hocam rüya tabirim için; o atı iman olarak yorumlamıştı). Etkisinden haftalarca çıkamadım.

Günler geçerken artık beni rahatsız edip kalbimi huzursuz eden bu hayatı istemediğimi bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünmeye başladım ve namaza başlamak istediğimi hissettim. Erteliyordum.. Eski hayatımdan, eski ortamımdan kopamamak korkutuyordu beni. Dünyalık yaşam cezbediciydi çünkü.

Bir gün dolmuşta giderken dolmuşun yavaşça olay yerinden geçmesiyle yerde yatan ölmüş olan adamı görünce tüylerim ürperdi. O an dedim ki, ölüm var… Ertesi gün sabah okula abdest alıp gittim ve o gün namaza başladım. O gün hayatımın dönüm noktasıydı. Artık geriye bakamamalıydım. Yavaş yavaş her şey öyle değişti ki.

Allah’la tanışmıştım. Başka bir aşktı bu. Tarifi olmayan. Daha önce hiç tatmadığım kadar güzel bir duyguydu bu. Çoğu zaman özlem dolu. Çevremdeki her varlık Allah’ı hatırlatmaya başlamıştı bana. ‘Ne kadar körmüşüm bir zamanlar’ diye düşünürdüm. Allah’ı düşünmek keyif verirdi. Bazen düşünürdüm bunca insan arasında beni yakından tanıyor mu? Onun için önemli miyim? Beni seviyor mu?

Aşık olmuştum ve o istediği için her şeyi yapmalıydım. İman öyle güzel bir şeydi ki, ruhum, dünyam değişti, güzelleşti. Hayata hep güzel baktırıyordu iman. Zaman akıp gitti. Ve bu zamanda çok güzel şeyler yaşattı Rabbim bana. Yaklaşık 6 ay geçmişti. Hala açıktım. Saçlarımı örtmek zor geliyordu. Elbiselerimi giyemeyecek olmak zor geliyordu. Tabii ki de yapacaktım. Allah istiyordu çünkü ama korkuyordum.

Ramazan bayramı yaklaşıyordu. Aynı zamanda da okullar tatile girecekti. Memleketim Muğla’ya dönecektim. Bu düşünce beni daha da korkutuyordu. Bizim oralar farklıdır gelenler bilir… Ama Kur’an her yerde Kur’an’dı. Zaman değişse de kitap değişmiyordu. Mekan değişse de kurallar değişmiyordu. Artık camilerden çıkarken başımdan örtüyü çıkarırken utanıyordum. Sanki soyunuyormuşum gibi rahatsız etmeye başlamıştı beni.

Uzun soluklu 2 ay kadar düşündüm, savaştım. Ve kararımı verdim. Kapanacaktım. Ertelemeyecektim. Alışverişe çıkmak için hazırlandım ve aynada saçlarımı tararken gün ışığı saçlarıma vuruyordu. Bir an bir düşünce düşürdü şeytan aklıma ‘Bir daha hiç böyle açık olmayacak, hep bir örtünün altında gizlenecek saçlarım…’ Hemen aynanın karşısından çekildim. Hissettim şeytan vazgeçirmeye çalışıyordu.

Fatih’e gittim yanımda çok değerli bir yol arkadaşımla beraber. Bu değişimde yanımda olan bana yol arkadaşı olan arkadaşımla beraber.
Ramazanın ilk günleriydi… Oradan aldığım bir şal ve feraceyi mağazada giydim ve öylece dışarı cıktım. Artık kapalıydım. Kendimle gurur duyuyordum.

Kapalılık ne kadar güzeldi öyle. Büyük bir eksiğimi hallettiğimi o zaman anladım. Tesettür kadının kalkanıdır. Tesettürden sonra hayatım daha da çok değişti. Çünkü tesettür adete bir kalkan görevi görüyor. Sınırlarınızı çiziyor… En önemlisi.

Kapanmama en çok şaşıran annemdir.. ‘Halen daha bu hayatta en son kapanacağını düşündüğüm kişiydin diye’ der durur bana..

Hayattaki her insan değişebilir.. Bu ihtimal hep vardır. Bu yüzden kimseyi kınamadan, hor görmeden yaşamaya özen göstermeli, tüm insanlığı kucaklamalıyız.”
.
.
.
İmanın lezzetini almış ve sıkı sıkıya sarılan bir kul..

Aslıhan hanıma, hikayesini bize ulaştırdığı için teşekkür ederiz.
Allah Teala, imanınızı, ilminizi artırsın. Dosdoğru yolunda, sağlam adımlarla yürüyen saliha kullarından eylesin.
Selametle..

Hafsa Taşkıran