Bu Gidiş Nereye?

PAYLAŞ:

Hafta başı Esed rejiminin masum kardeşlerimizi kimyasal bombayla vurup zehirlediği haberlerini izlerken, o iç yakan görüntüler karşısında dona kalmış ve “Bu insanlık nereye gidiyor?” sorusunu bir kez daha kendime sorar bulmuştum.

Sahi, ne yapıyorduk, nereye gidiyorduk, ne yapmak ya da yapmamak için çabalıyorduk..?
Sahi, sorarım sizlere..?
.
.

Bu konuları kaleme alırken, beynimdeki kelimeler adeta koşarcasına dile dökülmek istiyor.
İstiyor çünkü, anlatmak, mazlumların, zulüm görenlerin, masumların sesi olmak için çırpınıyor.
Ve her birimizin asli görevlerinden biri de şu değil midir; onların yanında olmak, seslerini duyurmak, acılarına sıkıntılarına ortak olmak, kardeşliğimizi hissettirmek..?

Şimdi ise yazacağım istatistiki veriyi çok iyi idrak etmenizi ve tekrardan şu soruyu kendinize sormanızı isteyeceğim:
“O halde siz nereye gidiyorsunuz? | Tekvir Suresi 26”

Her dakika 1200 çocuğun yoksulluk ve hastalıklar sebebiyle öldüğü, silahlanmaya 1 trilyon dolar harcanırken sağlık altyapısına bunun onda biri kadar para ayrıldığı veya dünyanın bir bölgesinde israf ve tüketim kültürü milyonlarca ton çöp çıkarırken, başka bir bölgede insanların açlıktan hayatını kaybetmesi sorunun cevabını net bir şelikde ortaya çıkarıyordur sanırım.

Bir sonraki paragraflarda biraz sert bir ithamda bulunacağım ama bu gerçekleri de yazmadan edemeyeceğim.

Açlıktan milyonlarca insan ölürken, karınlarınız tok oturduğunuz yerden “vah vaahh, yazııkk, çık çıııkk” demekle vicdanlarınızı rahatlatmakla ancak kendinizi kandırmış olursunuz.
Gerçekse gün gibi ortadadır.

Sizler, ülkenizde-vatanınızda ferah ve güven içinde yaşarken, bolluk ve bereket denizinde yüzerken, elinizdeki akıllı telefonlarınızdan iki satır kınama mesajı yazarak onların sesi olduğunuzu zannediyorsanız, bende yanıldığınızı söylemek istiyorum.
Hemde öyle böyle bir yanılma değil..!
.
.

Mezhep savaşları için öldürülen, ben müslümanın, dinim İslam dediği için öldürülen, yurdunu-topraklarını ellerinden almak isteyenlere karşı direndikleri için öldürülen, Hakkı konuştuğu, savunduğu için öldürülen, hiç uğruna masum çocuklar, yaşlılar, kadınlar, erkekler zehirlenirken ve bu zülüm devam ederken neredeydiniz, neredesiniz?

Bir baba kundaktaki bebeği için feryat ederken, “Alın size, bir terörist daha öldü..!” dediği için mi bu susmalarınız.

Yapmayın kardeşlerim..!

Onlar, Allah’ın bizlere emanet ettiği zulüm altındaki, ihtiyaç sahipleri kardeşlerimizdir.

Artık kendinize, kendimize gelelim!

Haydi kalkıp, güçlü ve tek yürek sesler olarak kardeşlerimize destek olalım!

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran