Toplumun Çocukları!

PAYLAŞ:

Dejenerasyona uğramış, dinini, örf ve geleneklerini yitirmiş, batı özentili, yanlızlığa itilmiş sanal çocuklarımızı gördükçe yüreğim sızlar ve o çocuklara değilde, ebeveynlerindeki problemleri aramaya, sorgulamaya başlarım.

Nerede yanlış yapılıyor?

Her kadın ve erkek, anne-baba olma potansiyeline sahip mi?

Verimli, hayata-topluma sağlıklı bireyler yetiştirebilicek donanım bulunuyor mu?

Ve en önemlisi de; iman üzere hayat yaşanıp, aktarılabiliyor muydu?

Sadece bu soruları dürüst bir şekilde cevaplandırıp, yanlışlardan dönüldüğü ve uygulamaya geçildiği takdirde çocuklarımızı kurtarabiliriz.

.

.

Küçücük bedenlerine yakışmayacak hal ve hareketler, tertemiz dillerini kirleten konuşmalar, büyük-küçük kavramını bilmeden yapılan saygısızlıklar..

Yani saymakla bitmeyecek davranışları sergilemeleri onların değil anne ve babaların suçudur.

.

.

“Neden benim kızım ya da oğlum böyle oldu?” sorusu yerine “Biz nerede hata yaptık ki çocuğumuz bu durumda?” sorusunu sorsa aileler, daha isabetli, merkez odaklı ve sonuca ulaştırıcı cevabı bulmuş olurlar kanımca.

İstisnai durumlar dışında, genel olarak çocuklarımızın, toplumun çocuklarının durumu maalesef ki yanlışa doğru kayıyor.

Ve bizlerin bu çöküşe bir an önce dur demesi gerekmektedir.

Yoksa hiçliğe gömülmüş, kaybedilmiş bireyler yetişecektir ne yazık ki!

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran