Mutsuzluk Neydi..?

PAYLAŞ:

Son zamanlarda duyduğum bir cümle üzerinden yazımı ilerletmek ve tamamlamak istiyorum, inşaAllah.

“Çevremdeki, etraftaki tüm insanlar mutsuz yaşamakta!”

Bu cümleyi kuran kişilerin bile cümlenin içinde boğulduğunu görmekte amma velakin içinde bulunduğu durumu görmeyip ya da görmek istemeyip, etrafta olan bitenleri, söylenilen sözler üzerinden yanlış düşüncelere kapılıp kendilerine görev edinmiş bir halde yaşadığını zanneden insanlar olduğunu da anlamaktayım.

Her şeyi bir kenara bırakarak şu soru cümlesini kendinize sormanızı isterim;

Sahi mutsuzluk neydi?
Kime göre, neye göre mutsuzluk kavramı cevaplanmalıydı?

Sizler, bu soruların cevabını gerçekçi, net ve objektif bir şekilde kendinize verdiğiniz zaman..
İşte o zaman mutsuzluk kavramı ortadan kalkacaktır.

(Kendimce) Sizlere cevap vermem gerekirse;

Kalbi imanla dolup taşan, kendini koşulsuz katıksız Allah Teala’ya teslim eden, başına gelen her şeyin O’ndan geldiğini bilip hareket eden (Musibet olayı ayrıdır elbette ki. Çünkü, “Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir.” | Şura Suresi 30), yaşayan, hayatının her alanında Hak Teala olan, hükümleri doğrultusunda yönünü bulan hiçbir kul mutsuz olmaz, olamaz.

Bu kavramın manasını hayatının hiçbir alanına katmaz, katamaz.

Bilinçli her müslüman bunun farkındadır, fark etmelidir de.

Allah Teala bizlere şöyle buyurmaktadır;

“Korkmayın, hüzünlenmeyin. Eğer iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz. | Al-i İmran Suresi 139”

Siz siz olun kardeşlerim, sakın şeytanın mutsuzluk tohumunu gönüllerinize ekmeyin.

İtikatı sağlam müslümanlar olarak yaşayın bu hayatı.

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran