Pencere..

PAYLAŞ:

Yağmurlu, soğuk, gri renkli bir İstanbul sabahına uyanmış olmak günümüzü karamsar geçirmek anlamına gelmemeliydi..!

Doğru bizler insanız! En ufacık olumsuzluk unsuru barındıran her etmenin hayatımıza etki edeceğini savunur, yaşar dururuz değil mi?

Çünkü herkes böyle yapmaktaydı nede olsa..!?

Ya da şunun adına klasik ‘sürü psikolojisi’ desek daha doğru bir mana çıkmaz mı ortaya..?!
.
.
.

Neden olumsuzluk penceresinden nefes almak, etraftaki olan bitenleri izlemek isteriz ki..?

Neden gerçekleri görmek, düşünmek için çaba sarf etmeyiz ki..?
.
.
.

Şimdi bu kadar olumsuz ve karamsar cümlelerin ardından güne (günlere) yeniden şu yöntemle uyanmaya, başlamaya ne dersiniz?

“Çok şükür, yeni bir güne sağlıkla uyandım. Penceremi açıp, rahmet yağan, gri rengin en güzel haline bürünmüş gökyüzüne bakıp mis gibi havayı da içime çekip bir kez daha Rabb’ime hamd ettim.
Bu güzellikleri bana bahşettiği için.

Çünkü ben, beni Yaratana muhtaç ve her hayrı O’ndan bekleyen, bunun bilincinde ve farkında olarak yaşayan bir kulum.

Hiçbir olumsuzluk unsurunun hayatımda barınmasına izin vermeyen ve yaşatmak istemeyen bir yaratılmışım.

Bana verilmiş olan tüm nimetlerin karşılığını Allah Teala’ya tastamam vermek ve elimden gelenin en iyisini yapmak için çalışan bir insanım.

Ve ben, O’nun penceresinden bakmak, görmek, nefes almak ve yaşamak için yaratılmış bir ruhum.”

diyerek her yeni güne uyanmak ve devam etmek hiç de zor değil kardeşlerim.

Yeter ki isteyin!
O’nun yolunda yürümek, O’nunla olmak isteyin..!

Şükredin..!
Çünkü şükür en güzel karşılıktır.

“Öyleyse yalnız beni anın ki bende sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” | Bakara Suresi 152

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran