Empati ve Şükür!

PAYLAŞ:

“De ki: O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” | Mülk Suresi 23

Bir yakınıma hasta ziyaretinde bulunduğum sırada ansızın kendimi eşduyum dünyasında bulmamla başladı her şey..

Hava almak için hastanenin terasına çıktığım sırada, mis gibi oksijenle tüm hücrelerimi çoştururken uzaklara dalmış, o insanların penceresinden bakar bulmuştum kendimi.

Sadece dışarıdaki yaşamı, koşuşturmacayı izlerken ve düşünürken bulmuştum.

Parktaki neşeli, mutlu çocukları, acelesi olduğu için koşuşturan kadını, köpeğiyle oynayan genci, ailesiyle yemek yiyen ufaklığı, balıkçı teknelerini, hatta rızkı peşinde koşan karabatak kuşunu bile izler bulmuştum.

Daha sonra orada bir yerlerde olmak isteyen o insanın-hastanın (onların) gözünden kendime şu soruyu sorar buldum:
“Hiç şüphesiz sağlığın değeri paha biçilmez. Peki ne kadar değeri gereği gibi biliniyor ve şükrediliyor?”

Bir anlık onların yerinde olmak bile beni etkilemiş, bildiğim değer için yeniden düşünmemi sağlamış ve yeterince şükretmediğimi, şükretmediğimizi anlamıştım.

Her sağlıklı hücre, organ, uzuv ve beden için her an şükredilmesi gerektiğini bir kez daha anlamış oldum.

Bir insan sağlıklıysa, Allah’ın izniyle yapamayacağı, üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yoktur.
Yeterki sağlık olsun.

Bunun için her an, her saniye şükür, şükür ve şükrederek Allah Teala’ya minnetimizi sunmalı, müslüman kimliğimizin yegane kuralı olan şükrün karşılığını vermeliyiz.

Ve son olarak, empati yaparak bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlayarak, içselleştirerek, kendi duygularınızı başka nesnelere yansıtın.

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran