Bu gidiş nereye?

PAYLAŞ:

“Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” | Al-i İmran Suresi 139

SubhanAllah!
Ne mübarek ve iç ferahlatıcı bir ayet.

“Allah Teala bu ayeti kerimede müminleri, Uhud savaşında verdikleri kayıplardan dolayı teselli etmekte ve en sonunda yine onların galip geleceklerini haber vermiştir.”

Ayetin asıl iniş sebebi Uhud savaşı olup, bu kelamı mü’minlerin yaşadığı sıkıntı ve zorluklar karşısında dimdik durmaya davet, teşvik edici olarak da ele alabiliriz.

Maalesef her dönemde olduğu gibi günümüzde de müslümanlar zulüm görmekte, zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.

Peki bu olanlar karşısında bizler ne gibi bir duruş sergiliyoruz?
Ümmetin desibeli kaç?

Daha fazla sorularla sizleri bunaltmadan; hepimizin bildiği ve çoğu müslümanın bu hareket dışına çıkmadığı o cevabı ben vereyim.
“Klavye müslümanlığı..”

İster klavye müslümanı, ister klavye alimi, isterseniz de klavye delikanlısı deyin.
Her ne derseniz deyin sonuç hep aynı kapıya çıkıyor olacak.
Yani klavyeden öteye gidilemeyen destek..

Din kardeşleri böyle mi olmalıydı?
“Din kardeşi” dediğimiz terim sadece anlamında mı kalmalıydı?

Evet, zulüm gören ve baskı altında olan kardeşlerimizin bu ayeti kerimeyle gönülleri mutmain oluyordur.
Ve inanın kardeşlerim, biiznillah kazanan onlar, İslam olacaktır.

Sizleri sanal dünyanın içinde yok olup gitmekten, sahte hayatlar yaşamaktan men etmek isterim.

Çıkın gerçekliğe..
Sözleriniz eylemlerinizin davetçisi olsun..

Kutuların arasına sıkıştırılmış, gerçek dışı müslümanlıktan, gerçekliğin ta kendisi olan, Kur’an ışığında aydınlanan, iman aşkıyla yol alan müslümanlar olarak kırın zincirleri..!

“Bu gidiş nereye?” demekten öteye geçen müslümanlar olarak dirilin..!

Kalkın ve Hakkı haykırın tüm doğruluğunuzla..!

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran