Atak mı, atik mi..?

PAYLAŞ:

Gözlemlerim doğrultusunda (hiç şüphesiz) bu dönemin fitnelerinden biri de ‘Atak’ insanlar.

Olur olmaz her olay, eylem ve söylem karşısında sonucunun nereye varacağını hiç düşünmeden atak pozisyona geçen bir millet, ümmet olup çıktık.

Özellikle son zamanlarda bu durum artarak kendini dışa vurmaya başladı.

En bariz örneklerinden biri olarak İstanbul’daki metrobüs kazasını verebilirim.
Bir laf dalaşının nelere mal olduğunu hepimiz maalesef yaşayarak görmüş olduk.
Peki o kişi bu olayın bu kadar kötü sonuçla neticeleneceğinin farkında mıydı?
Tabii ki değildi..
Çünkü şeytan ve nefis ikilisi devreye girmiş, planlar yapılmış ve vesvese işlemi tamamlanmıştı.

Ağızlardan çıkan bir söylem ve akabinde şiddete varan davranışın sonucu kaç kişinin canının yanmasına mal oldu görüldüğü üzere.
Mala gelen rakamsal değere girmiyorum bile.

“Ey Allahı’ın aciz kulu..
Senin atak davranışın, hırsın yüzünden şu vahim tabloya bak.” demek gelir içimden ama anlayıp anlamayacağı konusunda tereddütlerimin olduğu pek aşikar.

“Hala akletmez misiniz?” | Yasin Suresi 62
” Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız? ” | Secde Suresi 4
ayetlerini tekrar okumanızı tavsiye ederim, bir kardeşiniz olarak.

Dosdoğru İslam’a atak değil, atik insanlar lazım.
Dimdik, özü sözü bir olan müslümanlar gerek.

Tüm dünyaya, İslam’ı yayma çabalarımızı ataklıklarımızla değil, atikliğimizle göstermeli ve götürmeliyiz.

Allah Teala’nın bizlere bahşetmiş olduğu bu muhteşem kudreti en doğru, en güzel şekilde yayalım ve yaşatalım, nesillerden nesillere aktaralım inşaAllah.

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran