Şeytan ve nefis ikilisi..

PAYLAŞ:

“Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.” | Muhammed Suresi 25

Bir kula hidayet yolu belli olduktan sonra neden gerisingeri şeytanın adımlarını takip etmek ister?
Neden ona bahşedilmiş olan hidayet ışığını söndürmek için çabalar?
Neden bedbaht, vasat hayatı seçmek ister?
Neden..?

Katade’ye göre bu ayette sıfatları zikredilen insanlardan maksat, ehl-i kitaptır. Zira onlar Muhammed (sav)’in peygamber olarak gönderileceğini bildikleri halde onu kabul etmemiş, inkar etmişlerdir. Böylece inkarcılığa düşmüşlerdir.

Abdullah b. Abbas ve Dehhak’a göre ise burada ifade edilen “Dinden dönen insanlar”dan maksat, münafıklardır. Buna delil olarak bundan sonra gelen ayet gösterilmiştir. [1]

Kısaca bu ayetle ilgili açıklamayı verdikten sonra bir iki kelamda ben etmek isterim.

Şeytan’ın, biz insanoğlunun en büyük düşmanı olduğunu pekala hepimiz çok iyi bilmekteyiz.

“Şeytan dedi ki: Beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.” | A’raf Suresi 16

Böylesi bir taahhütte bulunmuş, azılı, çetin bir düşmanla karşı karşıya olan, hidayet ışığı gönlüne zuhur etmiş kul, düşmanından gelecek kötülüklerin farkında olarak yaşar, hareket eder ve hayat düsturunu ona göre belirler.

Şeytan’ın, nefsinin, heva ve heveslerinin peşinde sürüklenip hem bu dünyasını, hem de ebedi hayatını heba etmez.
Küfre düşmekten korkar ve sakınmayı seçer.

Kardeşlerim, şeytan ve nefis ikilisi çok tehlikeli bir birliktelik oluştururlar.
Çok kuvvetli ve akıllıca planlar yaparlar.
İmanınızı kalbinizden söküp atmak için her ne gerekiyorsa yaparlar, yaptırırlar.

Hayatınızdaki her taviz, nefsi davranış ve eylemler sizi sonu kötü olan bir yola götürür.
Oysa ki sizler de, her şeyin çok iyi gittiğini, Allah’ın rızasına uygun yaşadığınızı zanneder durursunuz.
Çünkü yaptığınız hata(lar) şeytan tarafından allı pullu gösterilmiş ve inandırılmıştır bir kere.
İnanılmak istenmiştir.

Gelin kardeşlerim bugünden itibaren silkenik, canlı, dinamik, Allah yolunda vargücüyle çalışan, yaşayan, örnek olan ve yaşatan kullar olalım.

Bizlere lütfedilmiş hidayet ışığımızın sönmesine izin vermeyelim.

Gönül ışığınız,
Hidayet ışığınız,
İman ışığınız ilk önce sizi, daha sonra da tüm çevrenizi aydınlatsın.

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran

 

 

 

 

[1] Ebû Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi Tefsiri, C.7, s.441-442