Yaşayan ölüler..!

PAYLAŞ:

Mekanlar, çarşı, pazar, sokaklar hınca hınç insan kalabalığı yaşarken, bedenler ortamlarda doluluk oluştururken, beyinler bomboş ve işlevsiz bir şekilde nefes almaya çalışırken etrafta milyonlarca belki de milyarlarca yaşayan ölüler dolaşmakta, yaşamakta..

…Girdim bir mekana. Kahvemi alıp sakin bir masaya oturdum. Usulca ve sakince yudumlarken kahvemi durağanlaştırdım zamanı. Masalarda gezintiye çıkıp, tüm boş bedenleri gözlemledim. Gözlerdeki boş bakışların çaresizliğini, haykırışını gördüm. Sessiz çığlıkları duydum. Bedenlerin içinde sıkışıp kalmış gerçekliği hissettim. Masama geri dönüp zamanı akışına bıraktım.

İçtiğim kahve gibiydi hayatlar. Ama bir fark vardı aralarında. Benim içtiğim kahvenin her yudumunda şükür, tefekkür, iman, lezzet ve keyif vardı.
Onlarda.. ne mi vardı?
Koskoca bir hiçlik..
HİÇ..LİK..
İman nedir, şükür nedir, lezzet nedir, tat nedir, keyif nedir bilmeden sona yaklaşıyorlardı?

Neyin onları beklediğini bilip-bilmeden kendi kıyametlerine koşar adımlarla yürüyorlardı?

Bu bedenlere yerleştirilmiş özgür, hür ruhları özünden, yaratılış amacından saptırarak hapsetmek akla ziyandır.

Ruhları salın gerçekliğe..
İmanın doruklarına çıkarın onları..
Tattırın şükrü..
İçirin Kur’an’ı..
Yaşatın islamı..

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran