Sorusuz cevaplar..!

PAYLAŞ:

“Olması gerektiği gibi miydi, yoksa gerektiği gibi miydi olması istenenler?”

Bu soru cümlesi üzerinden farklı açılar belirleyelim kendimize?
Bugün bu soruyu sorup, başlayalım güne?

Birde şu var ki;
Sorular sormadan hazır, anlamsız cevaplarla yaşamımızı yönlendirmekteyiz.
Bu nasıl vurdumduymazlıktır..!
Görmez misiniz, sorusuz cevaplar üzerinden yaşanılan hayatlar ne kadar bedbaht, ne kadar içler acısı bir durumdadır?

Albert Einstein’ın çok sevdiğim bir sözü vardır:
“Cevapları olan değil soruları olan insanları dinleyin.”

Kısacık bir cümle ama manasına bakıldığında vurgusu, tamlaması, anlatılmak istenen ana teması o kadar yerli yerindedir ki..

Başkalarının cevaplarıyla, yanlış verilmiş cevaplarla sağır, dilsiz ve kör bir şekilde bu hayatı yaşayamayız..

Yaşamamamız da gerekir.

Hür iradeyle, akılla yaratılan insan, aklını bir kenara atıp, başka beyin(siz)lerin aklılarıyla yaşayamaz.

Allah Teala’nın, insanoğluna bahşetmiş olduğu bu mübarek kitabımız ürenizden soruların cevaplarını aramalı, bulmalı ve vermeliyiz.
Ona göre yaşamalı, eyriği-doğruyu görmeli ve ona göre konuşmalıyız.

Sorun!
Akledin!
Düşünün!
Anlayın!
Cevaplayın!

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran