Sıfır dediğimde..

PAYLAŞ:

Psikologların (eğitimini almış olanlar) hastalar üzerinde uyguladığı bir tedavi yöntemi olan “Hipnoz”a farklı bir bakış açısından bakalım, ne dersiniz?

Hipnoz; psikolojiye göre, telkine yatkınlık gösteren bir tür yapay uyku-uyanıklık arası haldir.

Terimin açılımını da öğrendiğimize göre, kaçımızın hipnoz halinde olup olmadığına bakalım!

Her birimizin hayatında farklı bağlantılar ve bu bağlantılardan doğan bağlılık, bağımlılık vardır.

Kiminizin çocuğuna, kiminizin eşine, evine, arabasına, telefonuna, paraya vb. gibi sayabileceğim bir sürü etkenleri sıralayabilirim.
Kısaca dünya sevgisi de diyebiliriz bu hale.

Nasıl mı bağlantı kuracağız bu konuyla derseniz?
Şöyle ki;

Örnek üzerinden gitmek gerekirse, çocuğuna bağımlı bir halde yaşayan anneyi ele alalım.

(Annelik görevinin çok kutsal ve saygı duyulması gereken bir olgu olduğunu söyleyerek devam etmek isterim.)

Çocuğuna karşı hal, hareket ve davranışlarında, yetiştirmesinde o kadar aşırıdır ki; yemesi, içmesi, ne giymesi, nereye gitmesi, ne söylemesi, kimlerle konuşması ya da konuşmaması gerektiği, uyumasından kalkmasına kadar çocuğna hayatının her alanında karışır, bunaltır ve yaşamını zorlaştırır.
Yaptığı şeylerin doğru olduğunu, onun iyiliği için böyle davrandığını söylemesi ise bir paravandır.
Ve en kötüsü de imani yönden çocuğa hiçbir şey vermemektedir.
Çünkü hipnoz olmuştur bir kere.
Evet, evet yanlış okumadınız.
Şeytan tarafından uyuşturulmuş, hipnoz olmuştur.
Anneyi çocuğuna kitleyip, sadece dünyevi işlerle meşgul edip, imanı yaşanmasına, yaşatmasına izin vermemektedir.

Şeytan, insanoğlunu vesveseleriyle kıştırtır. Ancak buna gücü yetebilir. Bu kadar güçsüz durumda olan bu meluna aldanıp, yitirilen, uyuşmuş, hipnoz olmuş beyinler, yalancı hayatlar oluşturmaktayız.

Şaytan’ın Allah Teala’ya cüretsizce söylediği bu ayeti kerimeyi hatırlatmak isterim;
“Şeytan dedi ki: “Beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.” | A’raf Suresi 16

Bu sadece örneklerden biriydi. Bir sürü etkeni yer değiştirerek örneklendirebilirsiniz.

Düşünün, ne çok aldanılmış, uyur-uyanık hayatlar yaşamaktayız.

Neden mi böyle?

Kur’an hayatımızın hiçbir yerinde yer almadığı için..
Kur’an hükümlerinin yaşantımıza, davranışlarımıza etkili olmadığı ve maalesef izin vermediğimiz için..
Kur’an’ı okumadığımız, anlamadığımız, düşünmediğimiz ve amel etmediğimiz için..
Bilmediğimiz, bilmek için çaba sarfetmediğimiz, işimize gelmediği için..
İşte bu yüzden hipnoz olmuş halde yaşamaktayız.

Artık uyanma vakti!

Üçten geriye sayacağım ve sıfır dediğimde uyanmış olmanızı temenni edeceğim.

Üç,
İki,
Bir,
Sıfır..

KUR’AN’I KERİM.

Selametle..

 

Hafsa Taşkıran