Özür dilerim Ümran!

PAYLAŞ:

Sözlerime nasıl başlayacağım bilemiyorum ama bildiğim bir şey varsa o da süslü sözlerle laf kalabalığı yapmayacağımdır. Diğerleri gibi kınama, lanet etme cümleleri de kurmayacağım. Anlık acıma duygusunu aktarıp, normal hayata döndürmeyeceğim de.
Ben, bende yaşanan o kahredici suçluluğu anlatacağım ve sizdeki o bastırılmış suçluluk duygusunu uyandıracağım.

Bir Aylan bebek vakası daha..
Bitmeyen Aylan bebek vakaları daha..
Roller aynı, oynayan kişiler aynı, olaylar aynı.
Yer ve mekan zaman zaman farklı olsada değişen sadece isimler.

Ümran..
Ne de güzel bir ismin var, Ümran’ım.
Gördün mü, tüm dünya seni konuşuyor, sessizliğindeki çığlıklarını görmeden konuşuyor. Tozunu, kanını konuşuyor. Tv kanallarında defalarca haber ediliyorsun, sosyal medya platformlarında boy boy fotoğrafların sergileniyor, üzerinden paylaşımlar, yorumlar yapılıyor.
Ama bir şeyi gözden kaçırıyorlar ya da (bence) görmek istemiyorlar Ümran’ım.

Dün akşam o malum fotoğrafa dakikalarca baktım.
Hiçbir şey düşünemeden dakikalarca baktım.
Kendime geldiğimde o gözlerde gördüğüm tek gerçek vardı ki o da korkmayan, dimdik bir duruş sergileyen ama bir o kadar küskün bir masumiyet gördüm.
Hayret edilesi bir durum daha vardı ki, sanki başına geleceklerden haberdar ve kendini olacaklara hazırlamış koca yürekli bir bebek gördüm.

Utandım, hemde çok utandım..
Kendime dönüp, sizler için, zulüm gören din kardeşlerimiz için ne yaptığımızı düşünmeye, gözden geçirmeye başladım.
Yaşadıklarınız bizlere haber edilirken anlık “ah, vahlarımızla”, sözde klavye şövalyelikleriyle yardım ve destek olduğumuzu zannedip durmuşuz.

Lütfen kardeşlerim, lütfen!
Kandırmayalım kendimizi..!
Biz bu ümmet için, onlar için yeterince çabalamıyor, çalışmıyor ve destek olmuyoruz.

Aylan’ım!
Ümran’ım!
Diğer bebeklerim, kardeşlerim, ablalarım, abilerim, dedelerim, ninelerim..!
Hepinizden özür diliyorum.
Hiçbir şey yapamadığım ve yapmadığımız için özür diliyorum.

Allah Teala mahşer günü; “zulüm gören din kardeşlerin için ne yaptın” dediğinde ne cevap vereceğim, vereceğiz sorarım?

Şimdi ekranınızda o görüntüyü açın ve bakabilecek durumda olursanız Ümran’ın gözlerine bakın!

 

| Hafsa Taşkıran